Stres vücudumuzdaki pek çok organı, hücreyi doğrudan etkileyen en önemli faktörlerin başında yer almaktadır.
Duygusal stres: Her an yaşadığımız strestir.Trafik stresi, iş stresi, kalabalık stresi, sınav stresi gibi...
Fiziksel stres: UV ışınları, kötü beslenme, alkol, uykusuzluk, dinlenememe vs...
Stres iki şekilde de organizma için zararlıdır. İkisinin de birbirine dönüşümü mümkündür.
Stres belirli bir düzeyi aştığı zaman vücutta belli başlı bazı hormonal sistemleri bunun yanında da bağışıklık sistemini zayıflatır.
Uzun süreli kronik stres bağışıklık siztemini zayıflatarak sağlığımız tehdit eden durumlara neden olur. Bu durumlar; pek çok hastalığa yakalanma riskini arttırmaktadır. Ayrıca :
Baş, omuz ve sırt ağrılarına neden olabilir.
Kronik yorgunluk sendromuna neden olabilir.
Metabolizmayı bozarak yaşlanma sürecini hızlandırabilir.
Stresle baş etmek günümüz şartlarında zor olsada, baş etmek zorunda olduğumuz gerçeğini de yadsımamalıyız.Her şeye sinirlenmemek için farkında olmalıyız, ya da farkındalığımızı arttırmalıyız. "Trafiğin tıkalı olduğunun farkındayım ve trafikte ilerleyemeyeceğim beni sinirlendiremez" yaklaşımı bizi, sağlığımızı vede vücudumuzu koruyacaktır. Bunu söylemek kolay da uygulamak?
Günümüz şartlarında gerçekten çok zor.Fakat stresli geçen her dakika vücudumuzdaki vitamin, mineral ve eser elementleri yok ettiği de bir gerçek. Fiziksel gerginliğin yanı sıra vücudumuzun kaybettiği besinlerde sağlığımızı doğrudan etkilemekte. Peki ne yapmalıyız? En çok bizi rahatlatıp gevşeten şeyler e daha çok zaman ayırmalıyız.Müzik dinlemek, tiyatro ve sinemaya gitmek, yürüyüşe çıkmak gibi...Stresin yok ettiği vitamin ve mineralleri de olabildiğince takviye etmeli, beslenmemize dikkat etmeli, sigara ve alkol 'den uzak durmalıyız. Sevdiğiniz şeyleri liste yapın ve yaşamınızda bu listeye daha fazla zaman ayırın. Unutmamalıyız ki bu yaşam bize tahsis edildi ve tekrarı yok. Daha fazla zamanı herkes hak ediyor.
Biraz gevşemeye be dersiniz?
Bir adım kala...
Geri Dön